BİR ZAMANLAR DÜNYADA YASAKLANMIŞ 10 KİTAP

Gerek Türkiye gerekse dünya tarihinde birçok kitap çeşitli bahanelerle toplatılmış ve yasaklanmıştır. Dönemin siyasi atmosferine ya da dini değerlerine aykırı olduğu düşünülen kitaplara tahammül edilemeyip kitapların satışı yasaklanmış ve dağıtımı gerçekleştirilen kitaplar ise geri toplatılmıştır. Şimdi bu kitapları sıralayıp kısaca inceleyelim.

1-1984

İngiliz yazar George Orwell’in 1949 yılında yayımlanan ve kısa sürede kült roman haline gelen eseri 1984, “Büyük Birader”, “Düşünce Polisi”, “101 Numaralı Oda”, “2+2=5” gibi çeşitli terminolojileri ve kavramları günümüz lugâtına dahil etmiştir. George Orwell kitapları arasında en çok bilinen eseridir.

Roman “Avrupa’daki Son Adam” ismiyle yayımlanmak istenmiştir ancak Orwell’ın yayıncısı başarılı bir pazarlama stratejisiyle kitabın adını ”Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” olarak değiştirmiştir.

Roman, II. Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan totaliter rejimlere ağır bir eleştiri niteliğindedir ve romandaki alegoriler ve semboller bu totaliter devletleri işaret etmektedir. 1984, distopya türündeki romanların en başarılı örneklerinden biri olduğu için baskıcı rejimlerin egemen olduğu devletlerde genellikle en çok okunan 10 kitap arasına girer.

Romanın dünyası üç ayrı rejimle yönetilmektedir: Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya. Sovyetler Birliği’ni andıran Okyanusya, düşünmeden itaat eden  ve Büyük Birader adında birine bağlılıkları olan halkın yaşadığı devlettir. Toplumdaki tüm insanların hareketleri, düşünceleri ve davranışları izlenmektedir. Bir yeraltı örgütü olan muhalif özellikteki Kardeşlik ve bu örgütün lideri Goldstein, bu toplumun düşmanı olarak görülür. Romanın baş karakteri Winston’ın çeşitli olaylara dahil olmasıyla roman, okuyucuların akıllarında birtakım soru işareti bırakacaktır: Büyük Birader ve Goldstein gerçekten yaşıyorlar mıdır?

Can Yayınları’yla özdeşleşmiş kitaplardan biri olan 1984, Utku Lomlu’nun minimalist kapak çalışmasıyla günden güne artan bir okuyucu kitlesi edinmektedir. Eserin tercümesinde Hayvan Çifliği’nde olduğu gibi yine Celal Üster yer almaktadır.

Eser, her ne kadar Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya adlı eseri ile birlikte distopik roman alanında en iyi bilinen kitaplar olsa da distopya türünün yaratıcısı Rus yazar Yevgeni Zamyatin’dir ve yazarın kitabı “Biz” (1920); 1984’ün, Cesur Yeni Dünya’nın ve Ursula K. Le Guin’in Mülksüzler adlı eserinin ilham kaynağıdır.

Haziran 1949`da basılan romanın anti-ütopik dünyasında, totaliter bir Parti`nin yönetiminde korku, propaganda ve beyin yıkama ile halk ve hayatı manipüle edilmektedir. 20. yüzyılın en etkili romanlarından biri olmasının yanı sıra satış anlamında da çok başarılı olmuştur

Amerika ve İngiltere, “ileri-komünist ve seksüel malzeme barındırdığı” gerekçesiyle kitabı reddetti ve“Büyük birader insanların bu tür şeyler okumasını istemez” dedi.

Amerikan Kütüphaneler Birliği’nce “totaliter yönetimler ve sansüre ilişkin kasvetli bir uyarı” olduğu gerekçesiyle yasaklandı. Manidar olan, komünizm-taraftarı olarak yaftalanan kitabın alttan alta Sovyet rejimini eleştirdiği gerekçesiyle SSCB’de de yasaklanmasıydı.

2018 yılında Çin hükümeti, internette George Orwell’in distopik romanı Hayvan Çiftliği ve 1984’ün aranmasını yasakladı.

2-Don Kişot

Miguel de Cervantes`in hiç eskimeyen, etkisini hiçbir zaman yitirmeyen romanı da bir dönem yasaklılar listesine girdi. Kitap İspanya’da
17. yüzyılın başında “hayırseverliği ihmalkâr bir şekilde değersiz kıldığı” kararıyla okunması yasak kitaplar listesine alındı.

3-Binbir Gece Masalları

Binbir Gece Masalları, 1926-1950 yılları arasında 24 yıl boyuncatoplum ahlak mozaiğini bozabilecek müstehcen satırların yer aldığı’‘ gerekçesi ile okunması ve yayımlanması Amerika’da yasaklandı. 1985’te hemen hemen aynı gerekçelerle İsrail’de de yasaklandı.

İçinde “Ali Baba ve Kırk Haramiler” den “Alâaddin’in Sihirli Lâmbası”na kadar ezbere bildiğimiz masalların bulunduğu kitabın ilk kopyasının tarihi 14. yüzyıla kadar uzanır. Ömrü bu kadar uzun, şöhreti bu kadar büyük olan bu masallar; sıklıkla “toplum ahlâkını bozmakla” suçlanır. Hâlâ Irak, İran, Afganistan, Özbekistan gibi ülkelerde yasak olan “1001 Gece Masalları”nı Mısır’da da kendilerini Sınır Tanımayan Avukatlar olarak tanımlayan muhafazakâr bir grup yasaklatmak için yoğun çaba harcar. Onlara göre kitapta: ”ürkütücü derecede cinsel ifadeler, ahlâksızlık ve sefahate davet ile müstehcenlik ve dine iftira” vardır.

Tolstoy’dan başlayarak Goethe’den Marquez’e dünya edebiyatının en değerli isimlerinin “1001 Gece Masalları olmasaydı hikâyeye ulaşamazdık” dediklerini düşünürsek; yasakçı zihniyetin ne denli tehlikeli olduğunu görebilirsiniz.

4-Alice Harikalar Diyarında

Alice Harikalar Diyarında, yazıldığı tarihten bu yana geçen yüz elli yılı aşkın süre boyunca, edebiyatın eşsiz eserlerinden biri olma özelliğini hep korudu. Hem çocuk hem de yetişkin edebiyatında önemli bir yere sahip olan bu kitap, hayal gücü zenginliğiyle küçük okurlara büyülü bir dünya sunarken, yetişkinler için bu büyüsünü içerdiği sembollerin anlam derinliğiyle gösterdi. Adının edebiyat tarihine altın harflerle yazılmasına yol açan eserleri kadar, matematikçi ve mantıkçı kimliğiyle de tanınan Lewis Carroll’un Alice Harikalar Diyarında kurgusu, metne serpiştirilmiş bilmecelerle okuru da kitabın bir kahramanı kılar. Alice Harikalar Diyarında hem çocuklar hem de macera dolu naif çocukluğunu özleyen ve yıllara meydan okuyan bir mantık labirentinde kendine sorular sormaktan çekinmeyecek okurlar için Modern Klasikler Dizisi’nde yerini alıyor.

Bir çoğumuzun çocukluğunda elinden bırakmadığı Alice Harikalar Diyarında kitabının yasaklanma sebebi bir hayli ilginç. Kitap, Çin’de 1931’de hayvan ve insanları aynı düzeyde tanımladığı gerekçesi ve “hayvanlar, insan dilini kullanmamalı” zihniyetiyle yasaklandı.

5- Şeker Portakalı

Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos‘un başyapıtı Şeker Portakalı, “günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü“dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos’un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze‘nin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı “yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını” söyler.

Aydın Emeç’in, güzel Türkçesiyle dilimize armağan ettiği Şeker Portakalı’nın başkahramanı Zeze’nin büyüdükçe yaşadığı serüvenleri, yazarın Güneşi Uyandıralım ve Delifişek adlı romanlarında izleyebilirsiniz.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “100 Temel Eser” olarak okullarda çocuklara önerdiği kitaplar arasında bulunan Şeker Portakalı’nı 2013 yılında bir öğretmenin öğrencilerine performans ödevi olarak vermesi üzerine, bir veli kitapta küfürler ve argo sözcükler bulunduğu gerekçesiyle bakanlıktan kitabın yasaklanması için harekete geçmesini istedi. Bakanlık da kitabı inceleyerek kitabın “Türk örf ve adetlerine uymadığı ve çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyecek unsurlar içerdiği” gerekçesiyle öğretmen hakkında soruşturma başlatarak kitabın sakıncalı olduğunu tescilledi.

6-Bülbülü Öldürmek

1960 yılında yayımlandığından bu yana bütün edebiyat severlerin gönlünde özel bir yer edinen, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch’in gözünden anlatıyor.

Harper Lee, kullandığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel temaları, Scout’un büyüyüş öyküsüyle birlikte dokuyarak, iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde mercek altına alıyor.

Bir “zenci”nin haksız yere suçlanması üzerinden gelişen olaylar; önyargılar, riyakârlık, sınıf ve ırk çatışmalarıyla beslenen küçük Amerikan kasabasının sınırlarını aşıp, insanlar arası ilişkide adaletin ve dürüstlüğün önemini anlatan evrensel bir hikâyeye dönüşüyor. Etkileyici gerçekliğiyle ürperten, “insani” vurgusuyla sarıp sarmalayan, çağdaş dünya edebiyatının en önemli örneklerinden biri olan bu klasik roman, her zaman çok satanlar listesinde olmayı başardı.

Tecavüze uğrayan ‘beyaz’ bir kadına karşı suçlanan ‘zenci’ bir adamın hukuk mücadelesini konu edinen roman, 1930’lu yılların Amerika’sını anlatıyor. Irkların milliyetlerin ötesinde genel olarak hümanist bir görüşü benimsemiş olan ve her şeyin ölçüsünün vicdan olduğunu düşünen yazar, ne yazık ki “ırkçılık ve küfür” içerdiği için yasaklandı. Yayımlandıktan bir yıl sonra Pulitzer ödülüne layık görülen roman sinemaya da uyarlanarak beğeni kazandı.

İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”

7-Harry Potter

Yazarın 1997 yılında yayımladığı Harry Potter serisinin ilk kitabı olan Harry Potter ve Felsefe Taşı kariyerinde bir dönüm noktası haline gelmiştir.

Bir çok ödül alan Harry Potter serisinin ilk kitabını haftasonu ev bakmak için gittiği Manchester’dan dönerken tren yolculuğunda hikaye kurgusunun üstünde yoğunlaşıp daha sonra o günün gecesi kitabın ilk bir kaç sayfasını yazıya dökmeye başlamıştır.

Yazarın günümüzde büyük hayran kitlesine sahip olan kült serisi Harry Potter kitap serisi beyaz perdeye de uyarlanmıştır.

2015 senesinde birkaç yazarla birlikte tiyatro metni olarak Harry Potter ve Lanetli Çocuk eserini hazırlamıştır. Daha sonra kitap haline getirilen tiyatro oyunu, kısa zamanda büyük satış başarısı yakalamıştır.

Rowling’in Harry Potter ve Robert Galbraith takma adıyla yazdığı Guguk Kuşu gibi eserlerden başka Boş Koltuk adında bir macera kitabı da vardır.

Masallar herkesin çocukluğunu süsleyen edebiyat dünyasının dil,millet, zaman tanımaz çocukları olarak bilinir. İşte masalların en çağdaş en genç olanları arasına Harry Potter da dahil oldu. Milyonlarca çocuğun kalbine girmeyi başaran bu masal serinin sinemaya uyarlanmasıyla büyük ün kazandı. Harry Potter efsanesi tüm dünyayı kasıp kavururken önemlli bir haber duyuldu. Avustralya’daki Medowie Hristiyan Okulu, kitapta geçen cadı ve büyücülerin Hristiyan değerleriyle uyumsuz olduğunu açıklayarak kitabı okulda yasakladı.

8-Madam Bovary

Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını ve iç dünyasını oldukça şeffaf bir şekilde ele alırken, dönemin kadın erkek ilişkilerine de ayna tutan bir başyapıt.

Vasat bir doktorla evlendikten sonra boğucu taşra yaşamı içinde sıkışıp kalan genç ve güzel Madam Bovary, mutsuzluğu bir kader olarak kabul etmeye razı olmaz. Büyük hayalleri, hayattan büyük beklentileri vardır; okuduğu romanlardaki tutkunun ve romantik fantezilerin özlemiyle yaşar ve aradığı ideal aşkı bulmak için çıktığı yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz.

Madam Bovary’nin bu mücadelesini ve sürüklendiği çıkmazı anlatan roman, tutkulu bir hikâyenin gerisinde evlilik, cinsellik ve zenginlik kavramlarını sorguluyor. 1857’de ilk kez yayımlandığında büyük yankı uyandıran, toplumun din ve ahlak anlayışını sarstığı gerekçesiyle yasaklanmaya çalışılan Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransa’sının ahlak anlayışına ve burjuva değerlerine karşı güçlü bir eleştiridir.

İlk modern realist anlatı kabul edilen roman ilk kez 1857 yılında basıldı. Büyük yankılar uyandıran Flaubert o dönem için bile şaşırtıcı olan gerekçeyle, ahlak ve dine aykırılık nedeniyle yargıç önüne çıkartılıp yargılandı. Gülünç dava yüzünden adı bugünlere gelen savcı Pinard, kitabın amacını “evlilikte aldatmayı yüceltmek, cinsel duyuları kışkırtmak, dinsel ögelerle inanç konusunda kuşkular yaratmak” olduğunu öne sürdü. Yargı sonunda zor da olsa yazar ve kitap aklandı.

9- Anne Frank’ın Hatıra Defteri

Anne Frank 12 Haziran 1942 ile 1 Ağustos 1944 arasında günlük tutmuştur.

Mektupları, radyoda sürgün olan Kültür ve Bilim Bakanı Bolkestein‘in konuşmasını dinleyene kadar sadece kendine yazdı .Bolkestein, savaştan sonra Hollanda halkının Almanlardan gördüğü zulme şahitlik eden tüm belgelerin toplanıp yayınlanması gerektiğini söylüyordu. Örnek olarak da günlükleri veriyordu. Bu sözler Anne Frank’ı çok etkiledi ve savaştan sonra bir kitap çıkarmaya karar verdi. Günlükleri bu kitap için temel olacaktı.

Anne Frank Bergen Belsen kampında 1945 yılının Mart ayında 15 yaşında öldü. Aileden hayatta kalan tek kişi olan Otto Frank onun günlüğünü yayınladı. Anne Frank’ın Hatıra Defteri o zamandan beri dünyada en çok okunan kitaplardan biri oldu. Otuzun üzerinde dile çevrildi ve 16 milyon adet satıldı.

Lübnan’da Siyonizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yasaklandı.

10- Kavgam (Mein Kampf)

Hitler’in başarısız bir darbe girişimi sonucunda hapse girdiği dönemde Landsberg cezaevinde bir dostu tarafından kaleme alınmıştır. Kitapta, Hitler, İkinci Dünya Savaşında on milyonlarca kişinin ölümüne yol açan Nazi rejiminin ideolojik altyapısını hapishanede olduğu yıllarda kaleme aldığı bu kitapta açıklıyordu. Almanların üstün ırk olduğunun vurgulandığı ve Yahudi karşıtı görüşlerin yer aldığı kitabın yayımlanması ve satışı Almanya‘da ve Fransa‘da İkinci Dünya Savaşından beri (1939) yasak. Türkiye’de yayımlanıp satılması ise Alman mahkemelerinin girişimiyle 2007’de yasaklandı.

Yirminci yüzyıl siyasal tarihi açısından önemli bir yapıt olan bu eserde Hitler, “nasyonal sosyalizm” adını verdiği dünya görüşünün açıklamasını yapar ve amaçlarını bildirir. Hitler’in siyasal ve ekonomik tezlerinin yer aldığı, kapitalizmin ve Marksizmin eleştirildiği bu kitap, aynı zamanda bir otobiyografi olması nedeniyle de çok önemlidir. Kapitalizme ve Marksizme karşı yeni bir politik sistemin önerisi sunulmaktadır; bu bakımdan Kavgam’da Hitler’in kendi politik kuramları yazılı haldedir. Hitler parlamenter demokrasinin eleştirisini yapmış, milliyetçiliğin karşıtı olan enternasyonalizmi dönemin sosyopolitik koşulları altında kötülemiş, İdealleri üzerine kurulu “Büyük Almanya” hedefini açıkça dile getirmiştir. “Ben dünyaya insanları güçlü yapmak için gelmedim, onların güçsüzlüklerini kullanmak için geldim.

Kavgam, Hitler yönetime gelmeden 8 yıl önce 1925’te basılmıştı.

Nazi Almanyası’nın 1945’te yıkılmasından önce, müttefikleri kitabın  telif hakkını, Almanya’nın güneydoğusundaki Bavyera eyaleti yönetimine teslim  etmişti. Yerel yönetim, nefreti körüklememek için kitabın tekrar basımına izin  vermemişti.

Alman kanununa göre kitap telif hakkı 70 yıl sürüyor. Böylece yayınevleri 2016 yılından beri orijinal metne erişim imkanı bularak kitap basımı yapabildiler.

Not: Tanıtım bültenlerinden ve kitap eleştirilerinden yararlanılmıştır.

Yorum bırakın